Onaylanma ihtiyacı günlük hayatımızda belki de çok sık hissettiğimiz duygulardan biridir. Bir karar verirken en doğru kararı alabilmek ve de yanılmamak adına çevremizdekilerin fikirlerine ihtiyaç duyabilmekteyiz. Bu ihtiyaç arttığı noktalarda ise bir öteki tarafından desteklenmediğimizde ise karar verme eylemi bir yük halini alabilmektedir. Bu durumda şu soru akla gelebilmektedir: başkalarının fikri mi benim için önemli yoksa ben kendi başıma karar alabilme noktasında yetersiz miyim?
Onaylanma İhtiyacı Nedir?
Onaylanma ihtiyacı, kişinin kendi değerini, kararlarını ve davranışlarını başkalarının beğenisine, takdirine veya kabulüne bağlaması durumudur. Bir karar alırken, bir davranış sergilerken veya bir tercih yaparken etrafımdaki insanlar ne der? Beni desteklerler mi? Beni beğenirler mi? Benim için uygun bulurlar mı? Gibi sorular akla gelmektedir.
Başkalarının Düşünceleri Neden Bu Kadar Önemli Olur?
İnsan sosyal bir varlık olarak bulunduğu çevrede var olduğunu hissetme ihtiyacı içindedir. Bulunduğu grupta kendinin de kabul edilebildiğini ve ait olduğunu hissetme ihtiyacı ile birlikte başkasının kendi hakkında düşüncesini referans alabilmektedir. Kendine ait düşüncenin etrafındakilerce kabul edilmeme ihtimali eleştirileceğine ve reddedileceğine dair bir korku oluşturabilmektedir. Geçmiş deneyimlerinde de bunu doğrulayan yaklaşımlara maruz kaldığında ise bu onaylanma ihtiyacı daha yoğun yaşanabilmektedir. Kendi fikrini sunduğu noktada eleştirel yaklaşımlarla karşılaştığında kendini değerlendirme algısı çevresindekilerden aldığı dönütlerle ile şekillenmektedir. Eğer etrafımdakiler beni beğenirse ben değerliyim algısı oluşabilmektedir.
Onaylanma İhtiyacının Belirtileri Nelerdir?
- Sürekli başkalarının fikrini alma
- “Hayır” demekte zorlanma
- Eleştirilerden yoğun şekilde etkilenme
- Herkesi memnun etmeye çalışma
- Karar verirken “Başkaları ne düşünür?” diye düşünme
Onaylanma İhtiyacı Nasıl Azaltılır?
Onaylanma ihtiyacını azaltmak, başkalarının düşüncelerini hiçbir şekilde önemli görmemek anlamına gelmez. Burada önemsenmesi gereken en az bir başkasının fikir ve ihtiyaçları kadar kendi ihtiyaç ve beklentilerimizin de ön planda olmasıdır. Bunun ilk adımını “Ben gerçekten ne istiyorum?” sorusunu kendimize sorarak başlatmaktır. Büyük konularda olmasa bile küçük konularla beraber sınır koymaya başlamak, gerektiğinde “hayır” diyebilmek ve diğer kişilerin de bizi memnun etmek zorunda olmadığını kabul etmek bu sürecin önemli adımlarıdır. Aynı zamanda dışarıdan aldığımız bir yorumu da doğrudan öz değerimize denk olmadığını fark etmemiz gerekmektedir. Bir davranışımızın başkası tarafından beğenilmemesi, bizim değersiz olduğumuz anlamına gelmez.
Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?
Hissedilen bu onaylanma ihtiyacı ne zaman ki ilişkilerimizi, kararlarımızı, özgüvenimizi veya günlük yaşamımızı belirgin şekilde etkilemeye başladığını fark ettiysek profesyonel destek almayı düşünülebiliriz. Sürekli başkalarının düşüncelerini önemsemek, sınır koyamamak veya kendi ihtiyaçlarını geri plana atmak kişinin yaşamında zorlayıcı hale geliyorsa psikolojik danışmanlık süreci, bu düşünce ve davranışların altında yatan nedenleri anlamaya yardımcı olabilir.
Sonuç ve Özet
Başkalarının düşüncelerini önemsemek insan olmanın doğal bir parçasıdır fakat kendi öz değerimizi yalnızca başkalarının onayına bağlamak, zamanla bize ait olan ihtiyaçlarımızdan uzak olmamıza neden olabilmektedir. Kendi duygu ve ihtiyaçlarımızı fark etmek, sınırlarımızı korumak ve kendi kararlarımıza güvenmeyi öğrenmek, daha sağlıklı bir ilişki kurmanın önemli adımlarıdır.
Profesyonel Destek İçin Yanınızdayız
Onaylanma ihtiyacı ile ilgili süreçlerde profesyonel bir rehberliğe ihtiyaç duyuyorsanız, yalnız değilsiniz. Özel Hera Aile Danışma Merkezi olarak, uzman kadromuzla Kartal ve Pendik bölgelerindeki danışma merkezlerimizde yüz yüze ve online psikolojik danışmanlık hizmetleri sunmaktayız. Yaşam kalitenizi artırmak, ilişkilerinizi güçlendirmek ve içsel dengenizi bulmak için bizimle iletişime geçebilir, randevu oluşturarak ilk adımı atabilirsiniz.
PSİKOLOJİK DANIŞMAN BETÜL MATUR


